Genel

ŞİRKET İÇİNDEKİ CASUSLARA DİKKAT!

By October 9, 2018 No Comments

Hukukumuz her ne kadar işçi hakları konusunda işçilere yönelik haklar vermiş ise de işverenler de korumasız değildir. İşçilerin işverenlerine ait ticari sırları açıklaması, tedarikçilerle ve ya 3.kişilerle  işbirliği yaparak işverenini zarara uğratması, işverenin malını yedine geçirmesi, işverenini bilerek zarara uğratması gibi nedenler  işverenin korkulu rüyasıdır. Bu durumda “haksız rekabet” oluşacağından işverenin haklarının ve taleplerinin ne olduğunu işçi ve şirket açısından ayrı ayrı değerlendirerek aşağıda kısaca açıklamaktayız.

 

A-İŞÇİ YÖNÜNDEN

1.CEZAİ SORUMLULUK

a)Türk Ceza Kanunu Yönünden Cezai Sorumluluk

İşçinin şirkete ait ticari sırları ifşa etmiş olması sebebiyle cezai sorumluluğu bulunmaktadır. İşçinin gerçekleştirdiği eylem Türk Ceza Kanunu’nun 239. Maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan işçi hakkında suç duyurusunda bulunulabilir. Soruşturma ve kovuşturma neticesinde eylemin gerçekleştiğinin sabit olduğunun hüküm altına alınması halinde işçi  bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabilecektir. İlgili kanun maddesi aşağıdaki gibidir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu:

“Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması

MADDE 239 – (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.”

b)Türk Ticaret Kanunu Yönünden Cezai Sorumluluğu

Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabeti düzenleyen maddelerinde haksız rekabetin cezai boyutu da düzenlenmiş olup bu fiili gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişilerin ne şekilde cezalandırılacağı Türk Ticaret Kanunu’nun 62. Ve 63. Maddelerinde detaylı olarak ifade edilmiştir. Şirket tarafından gerçekleştirilen eylemler haksız rekabet oluşturduğundan Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen suçlar sebebiyle de işçi aleyhine suç duyurusunda bulunulması mümkündür. İlgili Kanun Maddeleri aşağıdaki gibidir:

“C) Ceza sorumluluğu

I – Cezayı gerektiren fiiller

MADDE 62-(1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,

  1. b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler,
  2. c) Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,
  3. d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler.

fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

 

2.HUKUKİ SORUMLULUK

a)Türk Ticaret Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

İşçinin eylemi haksız rekabet oluşturduğundan Türk Ticaret Kanunu 54-63.maddeleri arasında düzenlenen Haksız rekabet hükümleri uyarınca “fiilin haksız olduğunun tespiti”, “haksız rekabetin men’i”, “haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması” ve “maddi- manevi tazminat” davalarını açabilecektir.

Açılabilecek davalar hakkında kısa bilgi aşağıdaki gibidir:

– Tespit Davası: Tespit davası, bir eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine yönelik olarak açılan bir davadır.

-Haksız Rekabetin Men’i Davası: Bu dava, halihazırda devam etmekte olan ve haksız rekabet teşkil eden bir durum ya da eylemin sona erdirilmesi amacıyla açılmaktadır. Bu davayla, tespitin bir adım ötesinde, mahkeme aracılığıyla haksız rekabet teşkil eden duruma son verilmesi amaçlanmaktadır.

– Haksız Rekabetin Ref’i Davası: Bu dava, haksız rekabet sonucunda ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması ve eylemin sonuçlarının giderilmesi amacıyla açılır. Haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası da bu dava yoluyla sağlanabilir.

-Maddi Tazminat Davası: Haksız rekabet teşkil eden eylem sonucunda zarar gören kişilerin açabileceği bu davayla, maruz kalınan zararın tazmini amaçlanmaktadır. Kanundaki düzenleme uyarınca, tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.

-Manevi Tazminat Davası: Bu dava, Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca açılabilecektir. Dava sonucunda hakim tarafından belirli bir tazminatın ödenmesine veya fiilin kınanmasına ve bu kararın basın yolu ile ilanına karar verilir.

 

b)Türk Borçlar Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

İşçinin eylemi hukuka aykırılık teşkil ettiği ve zarara sebebiyet verdiği için Türk Borçlar Kanunu’nun 49.vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümleri sebebiyle de maddi ve manevi tazminat davası açılarak işçinin sorumluluğuna gitmek mümkündür.

c)İş Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

İş Kanunu’nun 25. Maddesi gereğince görevi gereği vakıf olduğu bilgileri, dışarıdaki üçüncü kişilere ileten veya açıklayan işçinin iş akdi haklı gerekçe ile feshedilebilir. Ayrıca uğranılan zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasının açılması mümkündür. İş Kanunu’nun ilgili maddesi aşağıdaki gibidir:

İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

MADDE 25.- Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:…..

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:…….

  1. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması……”

 

B-İŞÇİNİN İŞBİRLİĞİ YAPTIĞI ŞİRKETLER YÖNÜNDEN

1-CEZAİ SORUMLULUK

a)Türk Ceza Kanunu Yönünden Cezai Sorumluluğu

Şirket tarafın gerçekleştirilen eylem Türk Ceza Kanunu’nun 239. Maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan şirket hakkında suç duyurusunda bulunulabilir. Soruşturma ve kovuşturma neticesinde eylemin gerçekleştiğinin sabit olduğunun hüküm altına alınması  halinde kanunda tüzel kişiler aleyhine hükmedilen ceza ile cezalandırılabilecektir. İlgili kanun maddesi aşağıdaki gibidir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu:

“Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması

MADDE 239  (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.”

“Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması”

MADDE 242 – (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

b)Türk Ticaret Kanunu Yönünden Cezai Sorumluluğu

Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabeti düzenleyen maddelerinde haksız rekabetin cezai boyutu da düzenlenmiş olup bu fiili gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişilerin ne şekilde cezalandırılacağı Türk Ticaret Kanunu’nun 62. Ve 63. Maddelerinde detaylı olarak ifade edilmiştir. Şirket tarafından gerçekleştirilen eylemler haksız rekabet oluşturduğundan Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen suçlar sebebiyle de şirket aleyhine suç duyurusunda bulunulması mümkündür. İlgili Kanun Maddeleri aşağıdaki gibidir:

“C) Ceza sorumluluğu

I – Cezayı gerektiren fiiller

MADDE 62-(1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,

  1. b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler,
  2. c) Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,
  3. d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler.

fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

II – Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu

MADDE 63- (1) Tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulanır. Haksız rekabet fiilinin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilir.”

 

2.HUKUKİ SORUMLULUK

a)Türk Ticaret Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

Şirketin eylemleri haksız rekabet oluşturduğundan Türk Ticaret Kanunu 54-63.maddeleri arasında düzenlenen Haksız rekabet hükümleri uyarınca “fiilin haksız olduğunun tespiti”, “haksız rekabetin men’i”, “haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması” ve “maddi- manevi tazminat” davalarını açabilecektir.

Açılabilecek davalar hakkında kısa bilgi aşağıdaki gibidir:

  1. Tespit Davası: Tespit davası, bir eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine yönelik olarak açılan bir davadır.
  2. Haksız Rekabetin Men’i Davası: Bu dava, halihazırda devam etmekte olan ve haksız rekabet teşkil eden bir durum ya da eylemin sona erdirilmesi amacıyla açılmaktadır. Bu davayla, tespitin bir adım ötesinde, mahkeme aracılığıyla haksız rekabet teşkil eden duruma son verilmesi amaçlanmaktadır.
  3. Haksız Rekabetin Ref’i Davası: Bu dava, haksız rekabet sonucunda ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması ve eylemin sonuçlarının giderilmesi amacıyla açılır. Haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası da bu dava yoluyla sağlanabilir.
  4. Maddi Tazminat Davası: Haksız rekabet teşkil eden eylem sonucunda zarar gören kişilerin açabileceği bu davayla, maruz kalınan zararın tazmini amaçlanmaktadır. Kanundaki düzenleme uyarınca, tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.
  5. Manevi Tazminat Davası: Bu dava, Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca açılabilecektir. Dava sonucunda hakim tarafından belirli bir tazminatın ödenmesine veya fiilin kınanmasına ve bu kararın basın yolu ile ilanına karar verilir.

b)Türk Borçlar Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

Şirketin eylemleri hukuka aykırılık teşkil ettiği ve zarara sebebiyet verdiği için Türk Borçlar Kanunu’nun 49.vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümleri sebebiyle de maddi ve manevi tazminat davası açılarak şirketin sorumluluğuna gitmek mümkündür.

 

 

 

Hukukumuz her ne kadar işçi hakları konusunda işçilere yönelik haklar vermiş ise de işverenler de korumasız değildir. İşçilerin işverenlerine ait ticari sırları açıklaması, tedarikçilerle ve ya 3.kişilerle  işbirliği yaparak işverenini zarara uğratması, işverenin malını yedine geçirmesi, işverenini bilerek zarara uğratması gibi nedenler  işverenin korkulu rüyasıdır. Bu durumda “haksız rekabet” oluşacağından işverenin haklarının ve taleplerinin ne olduğunu işçi ve şirket açısından ayrı ayrı değerlendirerek aşağıda kısaca açıklamaktayız.

 

A-İŞÇİ YÖNÜNDEN

1.CEZAİ SORUMLULUK

a)Türk Ceza Kanunu Yönünden Cezai Sorumluluk

İşçinin şirkete ait ticari sırları ifşa etmiş olması sebebiyle cezai sorumluluğu bulunmaktadır. İşçinin gerçekleştirdiği eylem Türk Ceza Kanunu’nun 239. Maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan işçi hakkında suç duyurusunda bulunulabilir. Soruşturma ve kovuşturma neticesinde eylemin gerçekleştiğinin sabit olduğunun hüküm altına alınması halinde işçi  bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabilecektir. İlgili kanun maddesi aşağıdaki gibidir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu:

“Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması

MADDE 239 – (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.”

b)Türk Ticaret Kanunu Yönünden Cezai Sorumluluğu

Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabeti düzenleyen maddelerinde haksız rekabetin cezai boyutu da düzenlenmiş olup bu fiili gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişilerin ne şekilde cezalandırılacağı Türk Ticaret Kanunu’nun 62. Ve 63. Maddelerinde detaylı olarak ifade edilmiştir. Şirket tarafından gerçekleştirilen eylemler haksız rekabet oluşturduğundan Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen suçlar sebebiyle de işçi aleyhine suç duyurusunda bulunulması mümkündür. İlgili Kanun Maddeleri aşağıdaki gibidir:

“C) Ceza sorumluluğu

I – Cezayı gerektiren fiiller

MADDE 62-(1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,

  1. b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler,
  2. c) Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,
  3. d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler.

fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

 

2.HUKUKİ SORUMLULUK

a)Türk Ticaret Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

İşçinin eylemi haksız rekabet oluşturduğundan Türk Ticaret Kanunu 54-63.maddeleri arasında düzenlenen Haksız rekabet hükümleri uyarınca “fiilin haksız olduğunun tespiti”, “haksız rekabetin men’i”, “haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması” ve “maddi- manevi tazminat” davalarını açabilecektir.

Açılabilecek davalar hakkında kısa bilgi aşağıdaki gibidir:

– Tespit Davası: Tespit davası, bir eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine yönelik olarak açılan bir davadır.

-Haksız Rekabetin Men’i Davası: Bu dava, halihazırda devam etmekte olan ve haksız rekabet teşkil eden bir durum ya da eylemin sona erdirilmesi amacıyla açılmaktadır. Bu davayla, tespitin bir adım ötesinde, mahkeme aracılığıyla haksız rekabet teşkil eden duruma son verilmesi amaçlanmaktadır.

– Haksız Rekabetin Ref’i Davası: Bu dava, haksız rekabet sonucunda ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması ve eylemin sonuçlarının giderilmesi amacıyla açılır. Haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası da bu dava yoluyla sağlanabilir.

-Maddi Tazminat Davası: Haksız rekabet teşkil eden eylem sonucunda zarar gören kişilerin açabileceği bu davayla, maruz kalınan zararın tazmini amaçlanmaktadır. Kanundaki düzenleme uyarınca, tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.

-Manevi Tazminat Davası: Bu dava, Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca açılabilecektir. Dava sonucunda hakim tarafından belirli bir tazminatın ödenmesine veya fiilin kınanmasına ve bu kararın basın yolu ile ilanına karar verilir.

 

b)Türk Borçlar Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

İşçinin eylemi hukuka aykırılık teşkil ettiği ve zarara sebebiyet verdiği için Türk Borçlar Kanunu’nun 49.vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümleri sebebiyle de maddi ve manevi tazminat davası açılarak işçinin sorumluluğuna gitmek mümkündür.

c)İş Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

İş Kanunu’nun 25. Maddesi gereğince görevi gereği vakıf olduğu bilgileri, dışarıdaki üçüncü kişilere ileten veya açıklayan işçinin iş akdi haklı gerekçe ile feshedilebilir. Ayrıca uğranılan zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasının açılması mümkündür. İş Kanunu’nun ilgili maddesi aşağıdaki gibidir:

İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

MADDE 25.- Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:…..

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:…….

  1. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması……”

 

B-İŞÇİNİN İŞBİRLİĞİ YAPTIĞI ŞİRKETLER YÖNÜNDEN

1-CEZAİ SORUMLULUK

a)Türk Ceza Kanunu Yönünden Cezai Sorumluluğu

Şirket tarafın gerçekleştirilen eylem Türk Ceza Kanunu’nun 239. Maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan şirket hakkında suç duyurusunda bulunulabilir. Soruşturma ve kovuşturma neticesinde eylemin gerçekleştiğinin sabit olduğunun hüküm altına alınması  halinde kanunda tüzel kişiler aleyhine hükmedilen ceza ile cezalandırılabilecektir. İlgili kanun maddesi aşağıdaki gibidir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu:

“Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması

MADDE 239  (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.”

“Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması”

MADDE 242 – (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

b)Türk Ticaret Kanunu Yönünden Cezai Sorumluluğu

Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabeti düzenleyen maddelerinde haksız rekabetin cezai boyutu da düzenlenmiş olup bu fiili gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişilerin ne şekilde cezalandırılacağı Türk Ticaret Kanunu’nun 62. Ve 63. Maddelerinde detaylı olarak ifade edilmiştir. Şirket tarafından gerçekleştirilen eylemler haksız rekabet oluşturduğundan Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen suçlar sebebiyle de şirket aleyhine suç duyurusunda bulunulması mümkündür. İlgili Kanun Maddeleri aşağıdaki gibidir:

“C) Ceza sorumluluğu

I – Cezayı gerektiren fiiller

MADDE 62-(1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,

  1. b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler,
  2. c) Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar,
  3. d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler.

fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

II – Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu

MADDE 63- (1) Tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulanır. Haksız rekabet fiilinin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilir.”

 

2.HUKUKİ SORUMLULUK

a)Türk Ticaret Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

Şirketin eylemleri haksız rekabet oluşturduğundan Türk Ticaret Kanunu 54-63.maddeleri arasında düzenlenen Haksız rekabet hükümleri uyarınca “fiilin haksız olduğunun tespiti”, “haksız rekabetin men’i”, “haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması” ve “maddi- manevi tazminat” davalarını açabilecektir.

Açılabilecek davalar hakkında kısa bilgi aşağıdaki gibidir:

  1. Tespit Davası: Tespit davası, bir eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine yönelik olarak açılan bir davadır.
  2. Haksız Rekabetin Men’i Davası: Bu dava, halihazırda devam etmekte olan ve haksız rekabet teşkil eden bir durum ya da eylemin sona erdirilmesi amacıyla açılmaktadır. Bu davayla, tespitin bir adım ötesinde, mahkeme aracılığıyla haksız rekabet teşkil eden duruma son verilmesi amaçlanmaktadır.
  3. Haksız Rekabetin Ref’i Davası: Bu dava, haksız rekabet sonucunda ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması ve eylemin sonuçlarının giderilmesi amacıyla açılır. Haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası da bu dava yoluyla sağlanabilir.
  4. Maddi Tazminat Davası: Haksız rekabet teşkil eden eylem sonucunda zarar gören kişilerin açabileceği bu davayla, maruz kalınan zararın tazmini amaçlanmaktadır. Kanundaki düzenleme uyarınca, tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.
  5. Manevi Tazminat Davası: Bu dava, Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca açılabilecektir. Dava sonucunda hakim tarafından belirli bir tazminatın ödenmesine veya fiilin kınanmasına ve bu kararın basın yolu ile ilanına karar verilir.

b)Türk Borçlar Kanunu’ndan Doğan Sorumluluk ve Açılabilecek Davalar

Şirketin eylemleri hukuka aykırılık teşkil ettiği ve zarara sebebiyet verdiği için Türk Borçlar Kanunu’nun 49.vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümleri sebebiyle de maddi ve manevi tazminat davası açılarak şirketin sorumluluğuna gitmek mümkündür.

 

 

 

apartners

Author apartners

More posts by apartners

Leave a Reply

Hukuki Yardım

Bu menü altından tüm hukuki yardım araçlarına ulaşabilirsiniz. Hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için bize iletişim adreslerimiz aracılığı ile ulaşabilirsiniz.

ArabicDutchEnglishFrenchGermanRussianSpanishTurkish