Genel

İş Uyuşmazlıklarında Yeni Dönem: Dava Şartı Olan “Arabuluculuk”

By June 9, 2018 No Comments

Hem işçinin hem  işverenin hem de yargının üzerinde önemli bir iş yükü oluşturan tazminat, işçi alacakları ve işe iade kapsamında alternatif uyuşmazlık yöntemi olarak “arabuluculuk” müessesesi yeni olması sebebiyle çok bilinmemektedir. Basında daha çok İş Hukuku kapsamında “arabuluculuk” terimini duymuş olsak da aslında konu itibariyle  sadece iş hukuku alanında değil, kamu düzenini ilgilendirmeyen, cebri icraya elverişli her konuda arabulucuya gitmek mümkündür. Örnek vermek gerekirse ;  bir alacak davasında , aile hukukunu ilgilendiren bir uyuşmazlık da , mirasla ilgili bir uyuşmazlığın çözümünde kanunda belirtilen kapsam dahilinde olabilecek her tür uyuşmazlıkta arabulucuya gitmek mümkündür.  Arabuluculuk masraf yükünün az oluşu, hızlı bir şekilde uyuşmazlığın karara bağlanması gibi nedenlerle tercih edilebildiği gibi  şirketlerin know-how ve ticari sırlarını “gizlilik ilkesi” nedeniyle teminat altına alır. Dolayısıyla şirketler Mahkeme’ye müracaatla bilinmesini istemedikleri ticari sırlarını korumak adına arabulucuya başvurabilirler. Biz bu makale de 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe girecek İş uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk faaliyetine değineceğiz.

Öncelikle Arabuluculuk nedir arabulucu kimdir bu konuya değinmekte fayda var. Arabuluculuk Kanunun da Arabulucu ve arabuluculuk faaliyeti tanımlanmıştır. Buna göre Kanun Arabuluculuk faaliyetini; “ Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” olarak tanımlamıştır. Arabulucu ise arabuluculuk faaliyetini yürüten ve arabulucular listesine kayıtlı olan tarafsız ve bağımsız 3.kişiyi ifade eder.

Arabuluculuk müessesesi 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazete’de İş Mahkemeleri Kanunu’nda dava şartı olarak kabul edilmiş ve yayımlanmıştır.

Peki bu yeni uygulama ne getiriyor ne götürüyor?

Kanunun, dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen maddesi  1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yani 1/1/2018 tarihinden sonra açılan davalar, arabulucuya başvurulmadan açılmış olması halinde red edilecektir. İşçi veya işveren alacağı, tazminat ve ya işe iade talepli davaları içeren uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmak dava şartı olduğundan arabulucuya başvurulmadan dava açılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu şekilde uyuşmazlık iş mahkemelerinde dava konusu olabilecektir. Dava şartı olarak arabuluculuğa başvurma hükümleri iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında uygulanmayacaktır.

Arabulucu seçimi nasıl olacaktır?

Başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir.

Arabuluculuk faaliyeti nasıl yürütülecektir?

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandıracak, bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilecektir. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirerek ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirecektir.

İşe iade davalarında süreç nasıl işleyecek?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinde yapılan değişiklik ile iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

İşe iade davalarında boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirlenecektir. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelecek ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olacaktır.

Arabuluculuk ücretini kim ödeyecek?

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacaktır. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılacaktır.

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’nin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanacaktır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmı’nda belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamayacaktır.

Arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacaktır.

 

Arb.Av.Durcan ALTAN

Hukuki Yardım

Bu menü altından tüm hukuki yardım araçlarına ulaşabilirsiniz. Hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için bize iletişim adreslerimiz aracılığı ile ulaşabilirsiniz.

ArabicDutchEnglishFrenchGermanRussianSpanishTurkish